GECİKMİŞ KONUŞMA (NEDİR,NELER YAPILMALIDIR)

 

Çocuğun konuşması yaşından beklenen düzeye ve yaşıtlarına göre eksiklikler içeriyorsa veya konuşma gelişimi açısından çok daha yavaşsa, o çocuğun konuşması gecikmiş konuşma olarak adlandırılır.

Gecikmiş konuşma; tanımlama, etiyolojiyi saptama açısından özel eğitim uygulamaları içinde kavram kargaşasının en çok yaşandığı olgu olmuştur.        

                                                                  

Dil Nedir?

  • Bireylerin duygularını,düşüncelerini,gereksinimlerini,tecrübelerini ifade etmek için kullandığı belirli kurallara dayalı semboller kümesidir.
  • Konuşma ve dil farklı şeylerdir fakat birbirlerinden ayrı değillerdir.Bu iki kavram birlikte gelişir.

Konuşma Nedir?

  • Dil gelişimi bilişsel  gelişimin bir parçasıdır.
  • Bireylerin bilişsel gelişim dönemleri ilerledikçe dilin kullanımındaki beceriler ve yetenekler de artar.
  • Dil gelişimi doğumla başlar ve hayat boyu sürer.
  • Çocuklar dil gelişimi için gerekli ilkeleri, bilgileri, sözcükleri ve kalıpları erken çocukluk döneminde kavrar.
  • Dil gelişimi için önemli dönem 0-6 yaş arasıdır. En hızlı ise 0-3 yaş arasıdır.
  • Çocuklar dili modelleri dinleyerek, taklit ederek, deneyim ve düşünceleri paylaşarak öğrenirler.

Dil Kazanılması İle İlgili Görüşler:

 

Gecikmiş konuşma kavramını incelemeden önce normal dil-konuşma gelişimini incelemek gerekir.

1) Davranışçı Görüş:

  • Reber (1973)’in tanımlamasına göre davranışsal pozisyon yani ’birey’ stimulus ve çevre arasında kalmıştır.
  • Biyolojik gelişimden daha çok, çevrenini organizma üzerinde davranışa bağlı sonuç mekanizmasının dominant olduğu görülmüştür.

2) Gelişimsel(Psikolinguistik) Yaklaşım:

  • Bu yaklaşım ile çocuğun linguistik ayrımı yapabilmesi, lisan hızının kazanılması linguistik birim için önem kazanmıştır.
  • Bu kavram tüm dünya dillerinde sınıflama tiplerinin tanımlanmasında kullanılır.

3) Kognitif(Anlamsal-Bilişsel) Yaklaşım:

  • Kognitif yaklaşım, lisan gelişiminde çocuğun çevreden öğrendiklerini primer olarak sensörimotor yetenekleriyle etkileşim içinde bulunmasıdır. 
  • Sinclair (1975)’in belirttiği üzere; entelektüel gelişim ve zeka gelişimi lisan olmadan mümkündür, fakat dil kazanımı genelde önemli kognitif yapılara bağlıdır.Dil neyin bilindiğinin ifadesi ve iletişimi olduğu kadar aynı zamanda bilinmesi gereken bir obje olarak gözlenir.

4) Sosyolinguistik Görüş:

  • Sosyal yaklaşımı, De Laguna (1927) lisanın başkalarıyla ilişki kurmak,hareketlerimizi kontrol etmek üzere kullanılan amaç olarak ifade etmiştir.
  • Bruner(1974) bir çocuğun elde ettiği linguistik yetenekle nasıl ilişki kurduğuna değil,çocuğun iletişimde ne sağlamaya çalıştığına bakılmalıdır.

5) Etkileşimci Görüş:

  • Sanders (1976); lisan kazanımının süresini çevre ve organizmanın karşılıklı etkileşiminden kaynaklandığını söyler.
  • Çocuğun gelişiminin oluşturduğu out-put, çevreden içselleştirebilme yeteneğini ifade eden in-put’u belirler.

Dil Gelişiminin Ön Koşulları:

 

1) Motor Gelişim:  Konuşmak için gerekli kasların kullanımı

2) Sensory Gelişim: En önemli duyular birincil olarak işitme, görme ve dokunma duyularıdır.

3) Psikomotor Gelişim: Düşüncelerini eyleme dönüştürme yetisidir. Karnı aç olan çocuğun pasta gördüğünde tepki vererek eyleme geçmesi.

4) Entelektüel Gelişim: Her bir gelişim normal olsa da doğru zamanda doğru uyaran verilmezse çocuk zamanında bilgi alıp öğrenmekte zorlanır. (Uyaran eksikliği ile büyüyen çocuklar...)

 

Dil Gelişimini Etkileyen Faktörler:

 

1) Zihinsel Problemler

2) Fiziksel Problemler

3) Duyusal Problemler

4) Duygusal Yoksunluk

5) Uyarıcı Yoksunluğu

6) Sık Sık Hastalanma    

 

DİL GELİŞİMİ DÖNEMLERİ:

1) Anlamsal (Semantik) Gelişim

2) Ses Biriminin (Fonoloji) Kazanımı

3) Söz Dizimi (Sentaks) Gelişimi

4) Morfolojik (Biçimbirimi) Gelişimi    

   

1) Anlamsal(Semantik) Gelişim

  • Anlam bilgisi, nesnelerle semboller arasında normal bir ilişki kurulduğunu ifade etmektedir.
  • Dilin anlamı ile ilgili en önemli nokta, sözcüklerin nesneleri değil, nesneler konusundaki düşünceleri ifade etmektedir.
  • Çocuklar sözcükleri söylemeden önce anlamlarını kavramaya başlarlar.
  • Çocuklar yaklaşık 9 ve 12. aylarda sözcüklerin anlamlarını kavramaya başlarlar.

 

2) Sesbiriminin(Fonoloji) Kazanımı:

  • Ağlama(0-1 ay): Ağrı-rahatsızlık-ihtiyaç durumunu neonataller ağlayarak belirtir.
  • Babıldama:(Cooing): 1,5-3 ay dönemini kapsar. Ses oyunları yaparlar. “k”-”g” gibi ünsüzleri çıkarır. “a,e,o,u” gibi ünlü fonemleri uzatır. (aaaaah,uuuuh,...) çocuk ses ürettiğinin farkındadır ve bu durumdan haz alır. Güldüğünde ya da üzüldüğünde ses üretimi refleksif olarak gerçekleşir.
  • Mırıldanma: (Babling): 4-6. aylar arasında gözlenir. Ünlü-ünsüz fonemlerde artış gözlenir. (p,b,m gibi...) 6. ayın sonuna doğru ünlü ve ünsüzleri birleştirmeye başlarlar. (ba,ma,pa) Bu kombinasyonları kullanarak ‘baba-mama’ gibi sesler üretir. Bu dönem işitme engellilerde dahil olmak üzere herkeste gözlenir. Ancak patolojinin drumuna göre daha geç görülebilir. İşitme engellilerin babling dönemi daha kısa sürer. Bu dönemde işitme engelli çocuklar ayırt edilebilir.
  • Mırıldanma Tekrarı,Olgunlaşmamış Taklit Dönemi:(Lalling): 7-11. ayları kapsar. Ses üretimi ile işitmeyi birleştirir. Çıkarılan sesler anadile ait seslerdir.dil öğreniminde ilk önce kazanılan seslerdir. Bebek yetişkin konuşmasına benzeyen ancak anlaşılamayan uzun diziler meydana getirirler.

3) Sözdizimi(Sentaks) Gelişimi:

 

Cümlenin yapısını oluşturan sözcüklerin anlamlı bir biçimde oluşturulması ile ilgili kuralları inceler.

  • Tek Sözcük Dönemi: Yaklaşık bir yaş civarında çocuklar tek sözcükleri üretmeye başlar. Çocuk tek kelimeyi bütün cümle olarak kullanır.
  •  İki Sözcüklü Birleşimler Dönemi: 18-20. aylarda çocuklar sözcükleri basit cümleler şeklinde birleştirirler. Bağlaç,edat,sıfat kullanmazlar.
  •  3 ve Daha Fazla Sözcüklü Birleşimler Dönemi:  22-24. aylarda 3 sözcüklü birleşimler ile birlikte birkaç tane 4 sözcüklü birleşimler üretirler.
  •  Zamanların Kazanımı: 19-21. aylarda zaman kullanımı başlar.21 aylık çocuklar –di(geçmiş zaman) ,-yor(şimdiki zaman) kiplerini kullanırlar.
  • Olumsuz Cümle Yapılarının Kazanımı: Yaklaşık 2 yaşında çocuklar –me olumsuzluk eki’ni kullanabilirler.İlk öğrenilen olumsuzluk ifadesi ‘hayır’dır. Daha sonra ‘değil’,’yok’ ifadelerini de kullanırlar.
  • Soru-Cümle Yapılarının Gelişimi: 2,5 yaşında ‘ne?’sorusunu;3 yaşında ‘kim,nerede’,4 yaşında –mi,-mı(geldi mi?)
  • Bağlaçların Kullanımı: Çocuklar 3,5 yaşında bağlaçları kullanmayı öğrenir.İlk öğrendikleri bağlaç ‘ve’ bağlacıdır.

4)Morfolojik (Biçimbirim) Gelişimi:

 

Morfoloji, dildeki kökleri, ekleri ve bunların birleşme yollarını, dildeki sözcüğün türeme ve çekim eklerini, biçimle ilgili konuları inceler.

 

Dil Gelişim Süreci 3 bölüme ayrılır:

1) İç Dil Gelişimi

2) Alıcı Dil Gelişimi

3) İfade Edici Dil Gelişimi

 

1)İç Dil Gelişimi:

4 bölüme ayrılır.

a)Ağlama Dönemi

b)Babıldama Dönemi

c)Mırıldama Dönemi

d)Mırıldanma Tekrar Dönemi

 

2)Alıcı(Reseptif) Dil Gelişimi:

  • Ses ve uyarıcı ilişkisini anlar.
  • Çevresel ve konuşma seslerini ayırt eder.
  • Jestlerle sesi birleştirmeye başlar.(jestler,mimikler,hareketler çocuğun sözcükleri daha kolay anlamasını sağlar.
  • Çocuk bu dönemde söylenenleri anlar fakat ifade edemez.

Alıcı Dilin Özellikleri:

  • Alıcı dil, ifade edici dilden önce gelişir. Çocuk konuşurken anlar fakat kendini tam olarak ifade edemez.
  • İlk dönem çocuk tarafından anlaşılan sözcükler çoğunlukla isimlerdir. 10-12. aylarda çocuklar basit emirlere uyarlar.(al,ver,at,gel...)
  • Seslerin düzelmesi, dişleri kullanma, sesli harflerin artması ve dilde ilgisi olmayan hecelerin ortadan kalkması ile olur.

3)İfade Edici Dil Gelişimi:

Konuşma devri olarak isimlendirilir. Bu dönemde çocuk sözlerle kendini ifade edebilme yeteneğini kazanır.

  • 12-18. aylarda çocuklar ilk sözcüklerini söylemeye başlarlar.
  • 18-24. aylarda tek sözcükleri artarda getirerek 2-3 sözcüklü birleşimler(cümleler) oluşturabilir.
  • 2-3 yaş sözcük dağarcığının en hızlı geliştiği dönemdir.
  • 3-4 yaş çocuğun söz dizimi yetişkinlerinkine benzer.
  • 4-5 yaşlarda kendi dillerini dilbilgisi yapısına uygun olarak kullanırlar.

İfade Edici Dilin Özellikleri:

Çocuklar ifade edici dil gelişiminin ilk dönemlerinde genelleme yaparlar. (ör:tüm gördükleri yuvarlak şeylere top derler.) Bir sözcükle pek çok şeyi ifade etmek isterler.

Sırasıyla;

1) İsim,

2) Fiil,

3) Sıfat,

4) Zamir,

5) Edat, 

6) Ünlemleri;

kullanırlar.

Konuşma

  • İlk 3 ay içinde agulamaya başlar. (Babling Dönemi)
  • 3-6 ay içinde kendi sözel oyunlarına cevap verir.
  • İmitation: Taklit evresinde ise kendi çıkardığı ve çevreden duyduğu sesleri taklit etmeye çalışır. Anlamsız heceleri devamlı tekrarlar.
  • 1 yaş civarında ise fizyolojik mutizm denen 1-2 ay süren suskunluk evresi geçirilir.
  • Bu evreden sonra ilk kelimeleri bilinçli olarak çıkarmaya başlar.
  • 2 yaşına kadar 20’ye varan kelime dağarcığı oluşur.
  • 3 yaşından sonra 2 fiilli cümleler kurar.
  • 4 yaşında,normal gelişim süreci içerisinde konuşması tamamlanmış olur.

Konuşmayı geciktiren öğeler;

 

  • Duygusal çatışma, sevgi, şefkat eksikliği,
  • Münakaşa, dilin sürekli münakaşa etmek için kullanılan ortamda büyüyen çocuklar.
  • Aşırı düşkünlük, bu tür çevrede çocuğa konuşmak için yeterince fırsat verilmemesi.
  • İlgisizlik.
  • Uyaran eksikliği

 

Dil Gelişiminde Temel Etkenler

 

  • Çocuğa sevgi ve huzur dolu bir ortam hazırlamak,
  • Çocuk ile ilgilenmeniz ve sevildiğini hissettirmek,
  • Çocuğun fiziksel ihtiyaçlarınıolanaklarınız ölçüsünde eksiksiz karşılamak,
  • Çocuğunuz ile her fırsatta konuşmak,
  • Çoğunuz ile yaşına uygun oyun oynamak,
  • Çocuğunuza zaman ayırmanız ve onunla daha çok zaman geçirmek,
  • Yaşıtları ile oyun oynamasını sağlamanız ve çevresini genişletmesine yardımcı olmak,
  • Çocuğunuza masal ve hikayeler anlatmanız ve onun konuşması için zeminler hazırlayarak ses ve mesajlarına cevap vermek,
  • Eline aldığı nesnelerin özelikleri hakkında bilgi vermeniz ve görüşünü almak,
  • TV karşısında uzun süre kalmasına engel olmak,
  • Onun düşüncelerine değer vererek, özgüvenini artırmak için onay mekanizmanızı daima aktif durumda tutmak,
  • Onun, sosyal ortamlara katılmasını sağlamanız ve konuşmaya teşvik etmek,
  • Resimler, resimli hikayeler ile benzerleri üzerinde yorumlar üreterek onun konuşmasını sağlamak,
  • Onun, kusurlarını pekiştirmeden düzeltebilmesi için ortamlar hazırlamak

 

 

GECİKMİŞ KONUŞMANIN ETİYOLOJİSİ VE SAĞALTIM YAKLAŞIMLARI

  • 3 aylıktan 4 yaşına kadar geçen dönemde, konuşma gelişimi dönemlerini etkileyebilen organik ve ya organik olmayan bazı bozukluklar konuşmanın gelişmesini engelleyecektir.
  •  Bu durum, çocuğun konuşmasının beklenilenden daha geri olmasına yol açacaktır. ’Gecikmiş konuşma’ diye adlandırılan bu durum, erkek çocuklarda kız çocuklardan 2 kat veya daha fazla görülmektedir.

      Hacettepe Üniversitesi KBB Ana Bilim dalı Odyoloji Bölümünün yürüttüğü bir çalışmaya göre (Doç.Dr.Erol Belgin,Uzm.Odyolog Serhan Kamçı); konuşma problemi şikayeti ile kliniğe gelmiş işitmesi normal 254 çocukta konuşmayı engelleyen faktörler araştırılmıştır,     sağaltım yaklaşımlarının neler olabileceği belirlenmiştir. Bu 254 çocuğa önce odyolojik testler yapılmış, konuşma gecikmesinde işitme kaybının bir faktör olmadığı ortaya konmuştur. Tüm vakalarda işitme normal sınırlardadır. 176’sı erkek, 78’i kız olan hastaların konuşma problemi konusundaki bilgiler 3 kaynaktan sağlanmıştır:

1)Ayrıntılı hikaye

2)Konuşma gelişimini gösteren test ve gözlemler

3)Çocuk nörolojisi,psikiyatrisi ve genetik kliniklerden elde edilen bilgiler

  • Gecikmiş konuşmanın oluşumunda primer neden mental problemlerdir.
  • Bunu sırası ile; SSS (Santral Sinir Sistemi) bozuklukları, genetik faktörler, çevresel yoksunluk ve olgunlaşamama, psikojenik ve emosyonel bozukluklar ve orta kulak effüzyonları izler.
  • MR, SSS bozuklukları ve genetik faktörlere bağlı konuşma gecikmesinin ana nedenlerinden biri psikomotor olgunlaşamamadır. Bu durum daha çok erkek çocuklarda gözlenir.
  • Bu gecikme daha çok SSS’nin miyelinizasyonundaki gecikmeye bağlıdır. Erkek çocuklarda kendini ifade edebilme yetisinin geç ortaya çıkması, çocuğun çevrenin ilgisini çekmesini engellemektedir.
  • Tüm bu nedenlerle çevresel pekiştirme ve olgunlaşma geç olmaktadır.
  • Bunlara ek olarak, çocuğu etkileyen çevresel şartlar (aşırı kaygıcılık, ilgisizlik, yalnızlık) konuşmanın gecikmesini daha da pekiştirmektedir.
  • Diğer bir faktör ise çocuğun psikolojik ve duygusal dengesizliğidir. Genellikle aile içi şartlardan ve ya sorunlardan kaynaklanan bu tür konuşma gecikmesi terapiye en çok direnen tiptir.
  • Araştırma da 6 çocukta konuşma gecikmesi orta kulak effüzyonlarının ortaya çıkardığı iletim tipi işitme kayıplarıyla açıklanır.
  • Bu vakalarda, hayatın ilk yıllarında önemsenmeyen ve hafif-orta arasında değişen uzun süreli işitme kayıpları konuşma gecikmesine neden olmuştur.

İletişim Bozuklukları

(ASHA'na Göre)

ASHA:American Speech-Language-Hearing Association

  • İşitme Bozuklukları
  • Ses Bozuklukları
  • Konuşma Bozuklukları
  • Akademik Beceri Bozuklukları
  • Dil Gelişim Bozuklukları; a)Gecikme  b)Hatalı gelişme c)Mutizm

 Eğitsel Yöntemler, Değerlendirme ve Eğitim Programları

  • Gecikmiş konuşmada; sorun bir hastalık gibi tedavi edilebilir bir unsur olmayıp, gelişimsel bir sorundur.
  •  Uzmanlara düşen görev, çocuğa, aileye eğitsel destek sağlamak ve rehber olmaktır.
  •  Çocuğu kazanmakta olduğu yetenekleri ile, başka bir çocukla kıyas etmeden  eğitmek önemlidir.

Dil Konuşma Eğitiminde Genel Prensipler

  • Gözle, bekle, dinle prensiplerine bağlı kalınmalıdır
  • Göz teması önemlidir.
  • Konuşma eğitimi için taklit becerileri gereklidir.
  • Oral motor yeterliliği artırıcı egzersizler, grup eğitimiyle oyun şeklinde verilmelidir.
  • Ayna karşısında ses çalışmaları
  • 3 ayda bir değerlendirme yapılmalıdır.
  • Aile eğitimi şarttır.

Örnek Uygulama:

K.D. AMAÇ: (1-2 yaş): Kaynağı saklı objeleri arama

U.D. AMAÇ: Görüş alanı dışında olan sesleri duyumsama ve araştırma, işitsel  algıyı pekiştirme

Materyaller: Örtü, yastık, kutu vb.

Uygulama: Örtü konulur. Dikkati çekilecek şekilde nesne gösterilir ve örtünün altına nesne saklanır. Nesne ses çıkarınca ‘Nerede’ diye sorulur. Model olunur, daha sonra İpucu azaltılarak devam edilir. 

Dil, Dudak, Yüz Kasları Egzersizleri:

  • Dudağın etrafına çikolata, şeker sürüp yalama
  • Aynaya bakarak ağzını ve dilini değişik şekillerde hareket ettirme
  • Dondurma, lolipop yalama
  • Dili dışarı çıkarıp, çekme
  • Dudaklarını açıp, kapama, bükme
  • Çeşitli yüz hareketleri (gülme,kızma,somurtma,öpücük verme...)
  • Ciklet çiğneme
  • Çeşitli sesler çıkarma (kahkaha, hıçkırık, hapşurma...)
  • Dili dışarı çıkarmak
  • Dili dudakların sağına soluna değdirmek
  • Dili dışarı içeri çekmek
  • Dili buruna doğru sokmak
  • Dili çeneye doğru çıkarmak
  • Dilin ucunu alt-üst dişlerle ısırmak
  • Dil ile dudakları yalama.(yuvarlayarak)
  • Dili üst ön dişlere değdirme
  • Dili şıklatma (dil ile üst damağa vurup alt damağa çekerek ses çıkarma)
  • Dil ucunu üst dişlerden en aşağıdaki ve en soldakine değdirme
  • Dil ucunu alt dişlerden en sağdaki ve en soldaki üzerine değdirme
  • Dili ağız içinde (u) biçiminde kıvırma (yanlarda)
  • Dil ile dudakları ıslatma

DUDAK HAREKETLERİ

  • Dudakları yanlara doğru(alt-üst)çekerek dişleri bitişik vaziyette gösterme
  • Üst dişleri gösterme
  • Alt dişleri gösterme
  • Üst dudağı ısırma
  • Alt dudağı ısırma
  • İki dudağı da ağız içine almak
  • Alt  dudağı dışa döndürmek
  • U sesi çıkarır gibi dudakları öne uzatmak
  • Dudakları birbiriyle içe doğru sıkıştırmak
  • Kalemi dudakları  arasında tutmak
  • Ruju dağıttığımız gibi iki dudağı birbirine sürtme değdirme

YANAK HAREKETLERİ

  • İki yanağı aynı anda şişirme
  • Sağ yanağı şişirme
  • Sol yanağı şişirme
  • Soldan sağa sağdan sola sürekli yanak şişirme
  • İki yanağı dişler arasına çekme
  • Dil ile sağ  yanağı şişirme
  • Dil ile sol yanağı şişirme

MİMİKLER

  • Hayret
  • Gülmek
  • Kızmak
  • Ciddi
  • Korku
  • Üzüntü
  • Uyku
  • Ağlamak
  • Evet
  • Hayır

ÇENE HAREKETLERİ

  • Ağzı  (çeneler gergin)açmak-kapatmak
  • Alt çeneyi (ağız açık) sağa sola hareket ettirmek
  • Alt çeneyi (ağız kapalı) sağa sola hareket ettirmek
  • Soldan sağa sağdan sola sürekli yanakları şişirme
  • İki yanağını dişler arasına çekmek
  • Dil ile sağ yanağı şişirme
  • Dil ile sol yanağı şişirme

BURUN HAREKETLERİ

  • Burunu buruşturarak  yukarı çekmek
  • Burun deliklerini açmak

NEFES ALMA

  • Ağızda üfleme (dudaklar kapalı durumda)
  • Burundan nefes alıp burundan verme
  • Burundan nefes alıp ağızdan verme
  • Ağızdan nefes alıp burundan verme
  • Kamış(pipet) ile hava çekme
  • Burundan iki defa nefes alıp, iki defa verme
  • Ağızdan iki defa nefes alıp iki defa ağızdan verme
  • Kağıt,pamuk,pinpon topu vb. bol nefes ile nesneyi üfleme (yakın-uzak mesafe)
  • Nefesli müzik aleti çalma
  • Balon şişirme
  • Islık çalma
  • Burun çekmek
  • Öksürmek
  • Horlama
  • Esnemek
  • İç çekmek

GIRTLAK HAREKETLERİ

  • Yutkunma
  • Su yutma
  • Gargara yapma
  • Gırtlaktan öksürme (ses ayarlama)

TEMEL ALIŞTIRMALAR

  • Dili diş ve dudaklar arasından çıkarma(ağız açık olarak)
  • Dili içeri çekme
  • Dili ağız dışında sağa sola hareket ettirmek
  • Dilin arka kısmını yukarı kaldırmak
  • Çeşitli dudak hareketleri yaparak aşağıdaki gibi sesler çıkarır.
  • “cık”sesi
  • Elini ağzına vurarak kızıl derili gibi “aaa” sesi
  • Ağız şapırdatma sesi
  • Öpme sesi
  • Ağız Kapatma Alıştırmaları

Konuşmanın Stimülasyonu:

  • Oral lisanın önemi öğretilmelidir.
  • Diğer insanlarda beğeni ve övgü ile desteklemelidir.
  • Her çocuk kendi içinde değerlendirilmelidir.
  • Çocuğun konuşma seslerini taklit etmesi için önce mırıldanma (bobling) taklit edilmelidir.
  • Çocuk için  uygun bulunan kelimeler üzerinde durulmalıdır.
  • Öğrenilmeyen kelimeler üzerinde asla durulmamalı.
  • Tek ya da iki kelime üzerinde sıklıkla durulup öğrenilmelidir.  
  • Dil bilgisi ve cümle kuralları çocukluğun taklit ederek öğrendiği kurallardır.
  • Konuşma stimülasyonu zamanı; çocuk iyi, mutlu ve diğer aktivitelerle ilgili olmadığı optimum zamanı içermelidr.
  • Çocuklar konuşmayı öğrenmeyi metodik ve kademeli bir şekilde yapamazlar.
  • Pek çok şeyin çok erken yapılması kesinlikle beklemekten çok daha zararlıdır.
  • Konuşma çevredeki seslerle stimüle edilmelidir. (tren,araba,kedi,köpek,saat sesleri gibi...)
  • Tekerlemeler ve parmak oyunları
  • Oyuncaklar
  • Resimli ve çevresel konuşma seslerini içeren kitaplar
  • Fonografi kayıtları

Grup Oyunları ve Hareketli Şarkılar:

  • Fısıltı Oyunu
  • Tren Oyunu
  • Sessiz Sinema
  • Hayvan Sesleri
  • Yağ satarım,bal satarım oyunu’
  • Hareketli Şarkılar

Örnek Olay 1:

2,5 yaşında erkek çocuğu;

S, konuşma gelişimine bağlı olarak 18 aylık eğitim sonunda hala sözcükleri bir araya getirememektedir.

  • 18. aydan beri eğitim almaktadır
  • Diğer tüm gelişmeler normaldir.
  • Çocuk ekspresif dil gelişimini tamamlayamamıştır.
  • İç dil(initial) gelişiminde bir problemi yoktur,
  • Bu nedenle problemin gelişimsel bir problem olduğu düşünülmektedir.
  • Sorunun geçici ya da kalıcı olup olmadığını bilmek eğitimcinin izleyeceği yol açısından önemlidir.

Bunu ayırmak çok mümkün değildir fakat;

1) Fiillerin sınırlı kullanımı

2) Sınırlı sayıda, kendiliğinden oluşan taklitler

3) Zayıf kavrama

4) Sınırlı sayıda ünsüz harf kullanımı

5) Kalıcı konuşma bozukluğuna sahip aile bireyinin bulunmasıdır. 

Genelde reseptif (alıcı) dil gelişimi bozuk olan çocuklarda,yalnızca ekspresif (İfade edici) dil bozukluğu olanlara göre daha çok kalıcı dil bozukluğu görülmektedir.

 

Örnek Olay 2:

Dil-Konuşma eğitimi alan 72 aylık kız çocuğu;

L., geç konuşan, anlama becerilerinde eksiklikler görülen bir çocuktur.

  • Dinleme aktiviteleri,
  • Dersi takip etme,
  • Püf noktaları kavramada; zorlandığı görülmektedir. 
  • Tüm motor ve özbakım becerileri normaldir.
  • Henüz okuyamamaktadır, çizmeyi ve kitaplara bakmayı sever.
  • İşitme ve başka diğer konularda problemi yoktur.
  • 3 kardeşten 2.sidir. Ablasının gelişimi normaldir. erkek kardeşi ise 36 aylıktır ve henüz tam konuşamamaktadır.
  • Bu bilgiler sonucunda Kate’in probleminin gelişimsel olduğu gözlenmiştir.
  • Bu hipotez informal ve formal değerlendirmeler ile desteklenmiştir.

İnformal Değerlendirme:

  •  Çocuğu gözlemleyerek değerlendirmeye başlamak oldukça yaygın bir yöntemdir.
  •  Böylece kişisel değerlendirmeye geçmeden çocuğun eğitimciye yaklaşımı sağlanır ve eğitimcinin daha detaylı değerlendirme imkanı olur.
  •  Bir ev ya da merkezde, ebeveynle, yardımcısıyla ya da okul ortamında gözlenmelidir.

 Bu zaman içinde eğitimci;

  • Dikkat kontrolü
  • Sosyal etkileşim becerilerini
  • Söylediği kelimeleri
  • İfade edici dil ve sorulan sorulara verdiği cevapları not almalıdır.

Bir konuşma örneğini kaydetmek; fonetik analiz yapmak ve sentaks gelişimini incelemek için çok yararlı olabilir.

‘The Mac Arthur Communicative Development Invertories’(Fenson, 1933)    

‘The Early Language Skills Checklist’(Boyle ve Mlellan, 1998)

‘Teaching Talking’(Locke ve Beech, 1991);

gibi anketler ile çocuğun aile ve okul çevresindeki durumları hakkında bazı sorular sorulup bilgi alınabilir.

  • Sessiz bir gözlemden sonra eğitimci, çocukla etkileşime girer.
  • Eğitimci uygun bir aktivite seçer.
  • İnformal değerlendirme, teşhisin desteklenip desteklenmediği ve eğitimciye formal değerlendirmenin gerekli olup olmadığını gösteren bir ipucu verir.

 

Yorumlar

  • yagiz

    Merhaba benim 32 aylık oğlum var. Cümle kuramıyor.belirli kelimeleri söylüyor anne baba dede abi gibi. Doktora götürmeyi miyim 3 yaşına kadar beklemeli miyim? Bu konuya bilgi verirseniz sevinirim. Teşekkür ederim

  • Taner Kısık

    Kızım 2012 doğumlu henüz sadece anne, baba gibi kelimeleri dahi söyleyemiyor daha çok işaretle anlaşıyoruz doktora götürdük ama bir kreşe yazdırıp biraz beklelyebilirsiniz dedi. 2 ay oldu kreşe başlayalı ama biz bir değişiklik görmedik henüz. Neler yapmalıyız yazınızı olkudum o egzersizlerin hepsini yapabilir başka ne yapabiliriz.Yardımcı olursanız sevinirim.

    Taner bey merhaba,size yolladığımız elektronik postaya cevap verirseniz size daha detaylı bilgi vermemiz mümkün olacaktır.Yollayacağımız dökümanlarla kendiniz de değerlendirme yapabilirsiniz, bu değerlendirme sonuçlarına göre yardımcı olmaya çalışırız.. Esenlikler dileriz.

  • Erdoğan Şahin

    Harika olmuş Ancak konuyu çeşitli sendromlarla ilişkilendirmek,sendromların özellikleriyle açıklık getirmek daha yararlı olur kanısındayım

    Erdoğan Bey yorumunuz için teşekkür ederiz. Dil konuşma problemlerinin belirttiğiniz şekilde neden olan sendromlarla birlikte açıklanması daha faydalı olacaktır. Ancak genel bilgilendirmenin henüz yeni tanı konulmuş ya da sadece dil-konuşma problemi yaşayan ailelerimiz için faydalı olacağını düşündük. Belirttiğiniz nitelikte yazılar yayınlamaya çalışacağız. İyi çalışmalar.Antalya Özel Eğitim Grubu

Yorum Bırakın