Çocuk Yogası, Oyun Terapisi

ÇOCUK YOGASI

Yoga, zihin ve beden ile ilgilenen yaşam bilimi ve sanatıdır. Yoga yapmaya başladığınızda vücudun ve kişiliğin değişimi gözlenmeye başlar. Mesela, asanalarla (duruşlarla) vücut daha dik ve esnek hale gelir. Kaslar güçlenir ve hormonlar dengelenir. Pranayama (nefes egzersizleri) vücuda oksijen sağlar ve ciğerler güçlenir. Ayrıca doğru nefes, beyin ve duyguları da olumlu etkiler. Çocuk kendine güven, farkındalık ve kontrol sağlar. Fiziksel ve zihinsel farkındalık, dikkat odaklamayı arttırır.

Yani kısaca, yoga, çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal ve yaratıcı yönlerinin gelişmesine katkı sağlar.

Çocuk yogası, fiziksel yetersizlik yaşayan çocuklar için de uygundur. Çünkü yoga hızlı, fazla enerji harcayan ve kas zorlayan bir egzersiz değildir.  Kasları esneten ve iskelet sisteminde rahatlama oluşturan duruşlar ve hareketlerdir. Ayrıca, birey aynı sorunları yaşayan akranlarıyla birlikte olmanın ve bir sınıfa ait olmanın faydasını da yaşar.

Duygusal sorunları olan çocuklar, yıkıcı, saldırgan ve hiperaktif çocuklar için de fayda sağlar.

Hiperaktif çocukların huzursuzluğu, konsantre zorluğu, bir işi tamamlayamaması ve zayıf okul performansı gibi konularda ilerleme sağlar. Çünkü, nefes ve duruş egzersizleri direkt beyin ve endokrin sistemini etkiler. Duygular ve psikomotor beceriler dengelenir.

YOGA VE EĞİTİM

Gerçek eğitim zihin ve beynin davranışlarını eğitmektir. Yoga sembolik bilgiyi, bilinçdışı bilgiye taşır. Böylece zihinsel yetersizlik yaşayan çocuklar için de fayda sağlar. Onlara, bilgi arttırma ve beyin geliştirme gibi konularda fayda sağlar.

YOGA VE HAFIZA

Çocuk yogası masallar, maniler, çocuk şarkıları ve mantralarla yapılır. Her duruşta çocuğun bunlardan herhangi birini tekrarı hafızayı güçlenrir. Hafıza, bilgi edinme, depolama ve gerektiğinde bu bilgiyi tekrar kullanmayı içerir. Bu tekrarlar da çocuğun hafıza kullanımını olumlu etkiler.

 

OYUN TERAPİSİ

OYUN VE GELİŞİM ALANLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ


        
Çocuklar pek çok şeyi oyun aracılığıyla öğrenmektedirler. Oyun etkinlikleri motor, sosyal-duygusal, zihinsel ve dil gibi tüm gelişim alanları için önemli olmaktadır. Çünkü çocukların bu gelişim alanlarına ilişkin bilgi, beceri ve davranışları kazanmalarını sağlamaktadır. Böylece çocuklar oyun içinde kavramları öğrenmekte, dil süreçlerini deneyimlemekte, kas gelişimini güçlendirmekte, sosyal beceriler edinmekte ve özgüven geliştirmektedir (Morrison, 2007). İzleyen bölümde oyunun zihinsel gelişime, sosyal-duygusal gelişime, dil gelişimine ve kas gelişimine olan katkıları ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. 

OYUN VE ZİHİNSEL GELİŞİM ARASINDAKİ İLİŞKİ
      Oyun ile zihinsel gelişim aradındaki ilişki en fazla arasında yer almaktadır ve bu araştırmalar oyun gelişimi ile zihinsel gelişim arasında önemli bir ilişki olduğunu vurgulamaktadır (Lifter, Foster-Sanda ve diğ., 2011; Stanley ve Konstantareas, 2007). Whitebread ve meslektaşları yaptıkları bir araştırmada oyun ile kendini düzenleme, üstbiliş ve problem çözme gibi zihinsel becerilerin gelişimi arasındaki ilişkiyi incelemişler ve özellikle sembolik ya da hayali oyunun zihinsel süreçler içinde yer alan planlama, yaratıcılık ve sembolik düşünme becerileri ile yakından ilişkisi olduğu bulgusuna ulaşmışlardır. 
Hayali oyun içinde çocuklar nesnelerin fiziksel özelliklerini ya da yaşanan olayları düşünebilirler. Onlar nesneleri ve olayları diğer nesneleri ve olayları temsil ederek kavrayabilirler. Bununla birlikte, hayali oyundaki nesneleri dönüştürme ve sembolleri kavrama kapasitesinin artması hafıza ve soyut düşünmenin gelişimini de etkilemektedir ( Wolfberg, 1999).
Nesneleri işlevlerine ve anlamına ilişkin çocuğun farkındalığının artması oyun içinde nesneleri kavraması ve keşfetmesi ile gelişmektedir. İşlevsel, uzumsal, nedensel ve sınıfsal ilişkilerin bilgisi erken oyun etkinlikleriyle sağlanmaktadır (Wolfberg, 1999). Çocuklar oyun içinde neden sonuç ilişkisini keşfederler ve nasıl düşünüceklerini ve problem çözeceklerini öğrenirler. Bununla birlikte, çocuklar çeşitli zihinsel kavramları oyun içinde öğrenme ve deneyimleme fırsatı bulurlar (Dunlap, 2009).


OYUN VE MOTOR GELİŞİM ARASINDAKİ İLİŞKİ

Oyun ve motor gelişime ilişkin yapılan araştırmalarda doğrudan birbirleri arasındaki incelemesi yerine oyunun motor gelişime desteklek için bir etkinlik olarak kullanılmasının ön plana çıktığı görülmektedir(Chiarello ve Palisano, 1998; Heathcock ve Galloway,2009). Chiarello ve Palisano tarafından yapılan bir çalişmada anne-çocuk etkileşimleri ve motor davranışları üzerine motor oyun bağlamı içinde evde uygulanan fizik terapinin etkileri incelenmiştir. Heathcock ve Galloway tarafından yapılan çalışmada da fiziksel olarak etkileşimli oyuncak oynama süresince bebeklerin ellerini ve ayaklarını oyuncaklarla etkileşmek için kullanma becerileri incelenmiştir.

Genel olarak motor ve oyun arasındaki ilişkiye bakıldığında çocuklar için hareket ve oyun birbirinin ayrılmaz bileşenleridir.Okulöncesi dönemde çocuklar koşma,tırm-anma,zıplama ve atlama gibi hareket içeren tüm oyunlarda kendi vücutlarını tanımakta,güç ve sınırlıklarının farkına varmakta ve hareket ederek etrafı keşfedip dünyaya dair pek çok bilgiyi edinebilmektedirler (Çelebi-Öncü ve Özbay, 2009).

Oyun aracılığıyla çocukların koşma,atlama,zıplama,denge ve koordinasyon gibi kaba motor becerilerinin yanı sıra kesme,yapıştırma,boyama ve el-göz koordinasyonu gibi ince motor becerileri de desteklenmelidir. (Dunlap, 2009). Çocuklarda motor beceriler açısından yetersizlikler olduğunda çeşitli grup etkinliklerine tam katılım sağlama ve sürdürme sorunları ortaya çıkmakta ve yaşıtlarla oyun oynamak güçleşmektedir (Dunlap).

Sonuç olarak oyunun tüm gelişim alanlarıyla olan ilişkisine bakıldığında oyunun zihinsel, sosyal-duygusal, dil ve motor gelişim alanlarını desteklemede önemli bir role sahip olduğu görülmektedir. İzleyen bölümde gelişimsel oyun becerilerine genel bilgilere yer verilmektedir.

 OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU VE OYUN

Otizm spektrum bozukluğu doğumdan üç yaşa kadar ortaya çıkan nörolojik kökenli karmaşık gelişimsel bir yetersizliktir(Kırcaali-iftar,2007).Bu yetersizlik otistik özellikler gösteren çocukların üç temel alanda sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Otizm ile ilgili ayrıntılı açıklamalar kitabınızın 1.bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu bölümde ise yalnızca bu bilgileri anımsatmak amacıyla otizme ilişkin kısa açıklamaya yer verilmiştir (Hall, 2009; moor, 2008).

1.Sosyal etkileşimde sorunlar: Deneyimlerini diğerleriyle paylaşmada isteksizlik, düşünçeleri,hisleri ve diğerlerinin niyetlerini anlamada yetersizlik,sözel olmayan ipuçlarını yorumlama sorunlarını içermektedir.

2.Sözel ve sözel olmayan iletişimde ve hayal gücünde sorunlar: Karşılıklı konuş-mada,iletişimi başlatma ve sürdürmede ,dilin kullanımında ve oyun becerilerinde yetersizlikleri yanı sıra hayali durumları/soyut kavramları anlamada zorlukları içermektedir.

3.Sınırlı ve yinelenen davranışlar ; etkinlikler ve ilgiler : Tekrarlı ve takıntılı olarak    yapılan eylemleri, kendini uyarıcı davranışları içermektedir

           Çocukların oyun oynaması için gerekli olan sosyal etkileşim ve iletişim becerileri temel becerilerdir. Bu becerilerde yetersizlik yaşayan otistik özellikler gösteren çocuklar dalgın/kayıp ve karmaşık hissetmekte, tekrarlayıcı ve uygun olmasa bile yalnızca kendisine anlamlı ve rahatlatıcı gelen etkinliklerle meşgul olmaktadırlar  (Moor, 2008). Otistik özellikler gösteren çocukların oyunları sınırlı, ritüel ve sosyal etkileşimden uzak olmaktadır. Bu durum onların yaşıtlarına benzer oyunlar oynamamasına neden olmaktadır (Lovaas, 2003).Otistik özellikler gösteren çocukların bu oyunları sıklıkla normal gelişim gösteren yaşıtları tarafın-dan yanlış anlaşılmakta ve bu durumun sonucu olarak da bu çocuklar sosyal olarak diğerleri tarafından dışlanmaktadırlar. Oyun etkinliklerine katılmak için gerekli olan yaşıtlarının sosyal davranışlarını taklit etme ve anlamada zorluklarının olması otistik özellikler gösteren çocukların sosyal olarak dışlanma-larını arttırmaktadır. Ayrıca, oyun rutinlerini paylaşmak, değiştirmek ve tartışmak için oyun arkadaşının olmaması bu çocukların oyunlarının esneklikten ve hayal gücünden uzak kalmasına neden olmaktadır (Wolfberg veSchuler, 1993). İzleyen bölümde normal gelişim gösteren ve otistik özellikler gösteren çocuklardaki oyun gelişimi ve oyun türleri ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.